İlk defa bu sitede denizcilik, tekne ve yelken üzerine makale yazma teklifi bana geldiğinde açıkça söylemem gerekirse çok heyecanlandım. Mevcut işimden zaman bulduğumda küçük karalamalar yaparım diye düşündüm ama sitenin ne kadar detaylı, değerli bir ziyaretçi profili ve site yönetiminin çok ciddi hedefleri olduğunu öğrendiğimde gerçekten şoke oldum ve heyecanım bir kat daha arttı. Bana bu fırsatı verdikleri için site yönetimine teşekkür ederim.
O zamanlar bekardım. Hayatım hızlı akıyordu. Klasik sporları yapan ama sonuna kadar kovalamayan, maymun iştahlı biriydim. 2000 yılının yazında üniversiteden 3 arkadaş arabamızla Bodrum’a tatile gitmeye karar verdik. Çok sevdiğim arkadaşlarımla çok eğlendim. O tatili hiç unutamam hatta o arkadaşlarımla buluştuğumuzda o tatil günlerini kahkaha ile anarız fakat tatil bitip pazartesi günü işbaşı yaptığımda tatilimin daha yorucu geçtiğinin farkına vardım çünkü gece yarılarına kadar eğleniyor, sabahları yatıyor, öğlenlere kadar uyuyorduk. Sabah kahvaltımızı öğlenleri, öğlen yemeğimizi akşamları, akşam yemeklerimizi de sahur zamanı yiyorduk. İşbaşı yapıp yorgun olduğumu hissettiğimde o an karar verdim bir dahaki tatilimi farklı yapacağım diye…Yine de tatilimi nasıl farklılaştırmak konusunda en ufak bir fikrim yoktu. O dönemler sektörün tek dergisi olan yelken dünyası dergisinin her sayısını okur, denizcilik ve teknecilik konusunda teknik olarak her şeyi araştırırdım. Hayat bir tesadüfler zinciri ya…İş yerimde dergiyi masamın üzerinde gören yelkenli tekne sahibi bir büyüğüm bana dönerek ‘madem bu kadar ilgilisin, sana bu işi öğrenmen için birisini tavsiye edebilirim, istersen arayayım’ dedi. Bu benim için çok değerli bir fırsattı ve hiç düşünmeden ‘tamam’ dedim. Yaklaşık 10 dakika içerisinde izinlerimi halletmiş olarak ve rezervasyonumu yaptırmış olarak Marmaris’e gidiyor olmuştum. İşte o gün benim hayatımın değiştiği gündü. Umarım ben de sizin hayatınızın tesadüfü olabilirim ve bu değişimi tetiklediğim için zevk duyarım. Gün gelip çattı ve ben Marmaris’ de o zamanlar kendi teknesinde yaşayan tam bir denizci olan Sn. Levent Mortan ile buluştum. İtiraf etmeliyim ki ilk gördüğümde korkmuştum. İri cüsseliydi, kalın ve güçlü kolları vardı, geniş omuzluydu, sesi kalın ve gürdü, güneşten kapkara olmuştu Levent Ağabey…Bana ‘hoş geldin‘ dedi kalın ve gür sesi ile…ve geldiğim andan itibaren eğitimlere hemen başladı…’burası tuvalet, sifon, elektronik cihazlara dokunmak yasak, teknede kaptan benim, mutfak, sen burada yatacaksın, iskele, sancak, cenoa, araba, sintine, direk, orası, burası…..Aman Allah’ım o kadar teknik terim, o kadar çalışma, enerji harcamak… benim gibi maymun iştahlı birine uygun mu diye kırk kere düşündüm o an….Levent ağabeyin teknedeyken bize verdiği emirler, bazen bağırmaları, sabahları erken kalkıp gün batımına kadar yelken eğitimi ve asfaltta pişen yumurta gibi öğlen güneşinin altında haşlanmamız bir yandan, benim yelkenin mantığını çözene kadar geçirdiğim süre bir yandan….bu süre tam 3 gün sürdü ama hayatımın değiştiği 3 gündü. 1 hafta boyunca her günümüz böyle geçti, yorgunluktan ve sıcaktan artık yemek yiyemez oldum, akşamları sadece sıvı tüketip ve meyve yiyordum ama 1 hafta boyunca tam bir terbiye süresiydi benim için… Yelken ıskotalarını tutmaktan parmaklarımız kapanmıyordu ama muhteşem bir süreydi. Eğitimler dışında kalan zamanlarda da akşamları tanışma ve muhabbet zamanları idi. Daha sonraları kendimi geliştirmeye ve eğitimlerime devam ettim, yine Levent Ağabeyimle iki sefer uzun seyir yaptım, bir tanesi Adriyatik denizi bir tanesi de Santorini idi. kendisinden gece seyri, navigasyon vb. detay eğitimlerimi de tamamladıktan sonra özgür bir kuş gibi tekne ile çıkmaya başladım. İlk çıktığım tekne gezimde hiç konuşmuyor sadece Levent Ağabeyden aldığım detayları gözümün önüne getirmeye çalışıyordum, hakkını vermeliyim Levent Ağabey bana bu işi öğretmiş… Bana katlandığı ve beni yetiştirdiği için Levent ağabey’e minnettarım, rüzgarın kolayına essin efendi kaptan. Şimdilerde tekne transferleri, haftalık veya hafta sonu gezi programları gibi organizasyonlar ile yelken ve denizciliğe başlamak isteyen arkadaşlarla veya kendi arkadaşlarımla yelken yapıyorum. Bu yazım burada yayınlanan ilk yazım ve bundan sonra sizler ile tekne ve yaşam bölümünde denizcilik, tekne ve yelken üzerine çok şeyler daha paylaşacağım. Denizcilik gönülden bağlanmaktır, denizcilik bir aşktır, denizcilik bir saygıdır, denizcilik zaman ve öz değerine yatırım ister, bu yatırımı yaparsanız o size daha fazlasını verecektir. İsterSEN yapabilirsin. Rüzgarınız kolayınıza essin…
|