|
Yazarlar
|
Erim ERGÜN tarafından yazıldı
|
Merhaba, duygularımız ve hissetmek çoğunlukla iç içe geçmiş ve karıştılan kavramlardır. Duygu kelimesi ingilizce emotion ve latince bir sözcük olan " emovere" den gelmekte ve anlamı da "karıştırmak ve rahatsız etmek"tir. Duygularımızı hissetmeli miyiz? Evet, hissedilmeyen her duygu bize hayatımızda tıkanıklık ve tatminsizlik olarak geri döner. Hissetmek tamamen şu ana odaklı bir eylemdir ve aslında eylem bile değil bir oluş halidir. Siz geçmişte ya da gelecekte hissedemezsiniz ve ne zamanki gibi zihin geçmiş ya da geleceğe yönelir aslında siz geçmişte yaşadığınız bir olayı ya da gelecekte yaşamanız ihtimali olan bir durumu hissetmeye çalışırsınız.
| Çalışırsınız diyorum çünkü düşünceler devreye girer ve hemen varsayımlar yapmaya ve senaryolar oluşturmaya başlanır ve kabul etmek gerekir ki zihnimiz bu işi çok güzel yapar. İşte o noktada duygular oluşur duygular düşünceleri takip eder ve bu düşünceler de sizin de tahmin edeceğiniz gibi bir çok yargıdan oluşur. Ben buna aynı zamanda etiketler diyorum her olayı durumu ve deneyimi etiketleriz bu iyi, bu kötü, bu can sıkıcı, bu başarısız ve o zaman kendimizi onunla özdeşleştiririz. |
Aslında her şey olması gerektiği gibidir ve bize düşen her deneyimi yaşamaktır ve hissetmeye izin vermektir işte o zaman varoluşla bir oluruz üzüntülüyken bu enerjinin kendisiyizdir ve hissederiz onu iliklerimizde yargılamadan ama ne zaman o bir duyguya dönüşür çünkü düşünceler devreye girer işte o zaman artık bu bizim üzerimizde taşımaya başladığımız bir yük olmaya başlar. Bir sonraki anı yaşamanın vereceği heyecanı ve her an yeniden var olmanın vereceği hazzı yaşamak yerine geçmişteki mutlu anlara ya da mutsuz anlara tutunuruz ve her zaman geçmişteki mutlu an şu andan daha iyi olacaktır. Ama bu bir yanılsamadır gerçek yaşam şu andır... Dikkat ettiğinizde günümüzde o kadar çok insanın hala geçmişe tutunduğunu ve geçmişteki güzelliklere dem vurduğunu yakalarsınız bir bakıma nostalji yapmak. Değişimin önündeki en büyük engel de budur aslında değişim şu anda verilecek bir karardır ve geleceğimizi şekillendirir. Bu aynı zamanda geçmişte tutunduğunuz bir çok şeyi bırakmak anlamına gelir ve ego bırakmak istemez çünkü o bu geçmişten beslenir bu onun için gücünü kaybetmesi anlamına ve yavaş yavaş yok olması anlamın gelir. Ego şu anda bulunmaz o sizin geçmişinizdir tüm kimliklerinizdir, yargılarınızdır ve o sizi terketmek istemez. İşte değişim bu yüzden acı verir çoğu zaman... Özellikle bu yaşadığımız günlerde, aylarda bir çok insanın değişime zorlandığını ve başka seçeneği kalmamak üzere değişimin kapısını çalmaya başladığını görüyoruz ve artan bir şekilde görmeye devam edeceğiz. Dünyanın içinden geçtiği süreç bunu gerektirmekte. Bütün mesele acısız, zorlamasız mı yoksa sancılı mı olması gerektiği. Bunun cevabı Siz'de saklı. Sevgiyle kalın Erim Ergün Yaşam Koçu
|