sosyalaktivitem.net

sosyalaktivitem.net

Sizden Gelenler

Üye Giriş







Kullanıcı Adı/Şifremi Unuttum?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Reklam
Reklam
Siz de ' Ne nedir? ' bölümünde bilginizi bizlerle paylaşabilirsiniz..

Kimler Sitede

Şu anda 1 konuk çevrimiçi

En Son Üyeler

Şu Meşhur Bel Ağrıları 1 PDF Yazdır e-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

Yazarlar
Erim ERGÜN tarafından yazıldı
  

 

Vücudumuzda sinir ağlarının birleşim yerlerinde ganglion dediğimiz refleks görevini düzenleyen sinir düğümleri vardır. İşte artık bir çok kişinin dilinde olan çakralar yani enerji merkezlerimiz de tam bu noktalara karşılık gelmektedir ve fizik bedenimize çok yakın olarak enerji bedenimizde konumlanmışlardır.Günümüzde artık insan enerji bedenini (aura) ilk kez rus mühendis Davidovich Kirlian (1898-1980) tarafından keşfedilen aygıt ile fotoğraflamak mümkündür.

Aslında Çinlilerin binlerce yıl önce keşfettiği üzere binlerce akupunktur noktası yani enerji kapısı vardır ve enerji meridyenlerinin üzerinde bulunmaktadır ancak 7 ana enerji merkezimiz yani çakramızdan söz edebiliriz. Çakra kelimesi Sanskritçe'den gelmekte olup dönen tekerlek anlamına gelir ve Türkçe'mizde de buna çok benzeyen çark kelimesi mevcuttur. Çakraraları bir girdap şeklinde dönen ve biyolojik bedenimizde kullanım için evrensel enerjiyi çeken merkezler olarak kabul edebiliriz. Ayrıca yine günümüz yaygın kullanılışında çakraların açılması ve kapanması tabiri yanlış bir kullanım olup çakraların tam olarak kapanması değil bir takım fonksiyon bozuklukları ve eksik çalışmalarından söz etmek mümkündür.

Peki biz çakralarımızın işleyişini nasıl etkiliyoruz tabii ki düşüncelerimizle ve bu düşüncelerimizin sonucu olarak ürettiğimiz duygularla!

Yine çok yagın olarak kullanılan negatif, olumsuz düşünceler enerjisel olarak düşük titreşimli olup bunun tam tersi olarak tabir ettiğimiz mutluluk, sevgi vb. gibi duygu ve düşünceler de yüksek titreşimli enerjilerdir. Düşük titreşimli enerjiler yoğunluğu (dansitesi) yüksek olduğu için durağanlığa ve bir yerde birikmeye eğilimlidirler ve böylece enerji merkezlerinde zamanla birikerek toksik enerjiye dönüşürler ve enerji bedenimizin dışarıdan saf evrensel enerjiyi sağlıklı olarak almasını engellerler. Biz bunu sıklıkla depresif hal, yorgunluk, güçsüzlük, rahat uyuyamama vb. yaşam kalitemizde düşüş hatta ileriki yazılarımda daha detaylı olarak bahsedeceğim hastalıklar olarak deneyimleriz.

Bir sonraki yazımda bel problemlerinin hangi enerji merkezimizle bağlantılı olduğundan ve bunu yaratan zihinsel ve duygusal sebeplerden bahsedeceğim.

Sevgiyle kalın..

Erim ERGÜN
Yaşam Koçu



 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

 
Joomla 1.5 Templates by Joomlashack